Vakumla Doğum Nedir?
Vakumla doğum, vajinal doğum sırasında bebeğin başına uygulanan bir vakum cihazı aracılığıyla doğumun gerçekleştirilmesine yardımcı olan bir operatif vajinal doğum yöntemidir. Doğumun ikinci evresinde yani rahim ağzının tam açıldığı ve annenin ıkınma döneminde olduğu aşamada bebeğin doğum kanalından geçişinin tamamlanmasına destek sağlar. Ventöz ekstraksiyonu olarak da bilinen bu prosedür, uygun endikasyonlarda uygulandığında hem anne hem de bebek açısından sezaryene göre daha az invaziv bir alternatif sunmaktadır.
Hangi Durumlarda Uygulanır?
Vakumla doğum belirli tıbbi endikasyonlar varlığında uygulanır. İkinci evrenin uzaması yani bebeğin doğum kanalından geçişinin beklenen süreden fazla zaman alması en yaygın endikasyondur. Nullipar kadınlarda iki saatten fazla ve multipar kadınlarda bir saatten fazla aktif ıkınma süresinin uzaması müdahale gerektirebilir. Epidural anestezi altında bu süreler biraz daha uzun tutulabilir.
Anne kaynaklı endikasyonlar arasında annenin ıkınma gücünün yetersiz kalması, tıbbi durumların ıkınmayı riskli hale getirmesi ve anne yorgunluğu yer almaktadır. Kardiyovasküler hastalıklar, serebrovasküler anomaliler ve göz hastalıkları gibi durumlar uzun süreli valsalva manevrasını kontrendike kılabilir. Bu vakalarda vakum uygulaması ikinci evreyi kısaltarak annenin riskini azaltır.
Fetal endikasyonlar bebeğin doğum sırasında stres belirtileri göstermesi durumunda ortaya çıkar. Kardiyotokografide fetal kalp atış hızındaki anormal değişiklikler bebeğin bir an önce doğurtulması gerektiğine işaret edebilir. Bu durumda vakum uygulaması sezaryene göre daha hızlı bir doğum sağlayabilir, ancak yalnızca uygun koşullar mevcutsa tercih edilmelidir.
Uygulama Koşulları
Vakum uygulamasının güvenli bir şekilde gerçekleştirilebilmesi için belirli ön koşulların karşılanması zorunludur. Rahim ağzının tam açık olması birincil koşuldur. Membranların yırtılmış olması gerekmektedir. Bebeğin başının pelvis içinde yeterince aşağı inmiş olması önemlidir; başın en az sıfır istasyonunda veya altında olması önerilmektedir.
Bebeğin geliş şekli de uygulama kararını etkiler. Vertex yani baş gelişi vakum için uygun olan geliş şeklidir. Yüz gelişi, alın gelişi ve makat gelişinde vakum uygulanmamalıdır. Bebeğin başının pozisyonunun doğru değerlendirilmesi başarılı bir uygulama için kritik öneme sahiptir. Oksiput anterior pozisyonda başarı oranı en yüksektir.
Gebelik haftasının otuz dört haftanın üzerinde olması gerekmektedir çünkü prematüre bebeklerin kafatası kemikleri daha yumuşaktır ve vakum uygulamasına bağlı komplikasyon riski artmıştır. Ayrıca bebeğin tahmini kilosunun çok yüksek olmaması ve sefalopelvik orantısızlık şüphesinin bulunmaması da değerlendirilmesi gereken faktörlerdir.
Vakum Cihazları
Vakum doğumda kullanılan cihazlar metal kap ve yumuşak kap olmak üzere iki ana kategoriye ayrılmaktadır. Metal vakum kapları Malmström ve Bird tipleri olarak sınıflandırılır. Metal kaplar daha güçlü traksiyon kuvveti sağlar ve malrotasyonlu geliş pozisyonlarında bebeğin başının döndürülmesinde daha etkilidir. Ancak doğru yerleşim için daha fazla deneyim gerektirir.
Yumuşak vakum kapları silikon veya plastikten yapılmıştır ve uygulama kolaylığı sunmaktadır. Fetal saçlı deriye daha yumuşak temas eder ve sefalhematom riski metal kaplara göre daha düşüktür. Ancak çıkarma kuvveti metal kaplara göre sınırlıdır ve yüksek istasyonlarda veya malrotasyonda daha az etkili olabilir. Seçim klinisyenin deneyimine ve klinik duruma göre yapılmaktadır.
İşlem Nasıl Uygulanır?
İşlem öncesinde anneye prosedürün nedeni, yöntemi ve riskleri açıklanarak bilgilendirilmiş onam alınır. Mesane boşaltılır ve yeterli analjezi sağlanır. Pudendal sinir bloğu veya epidural anestezi ağrı kontrolü için uygulanabilir. Annenin litotomi pozisyonunda olması ve perine bölgesinin uygun şekilde hazırlanması standart adımlardır.
Vakum kabı bebeğin başının en yüksek noktası olan fleksiyon noktasına yerleştirilir. Bu nokta arka fontanelden yaklaşık üç santimetre önde yer alır. Kabın doğru yerleşimi başarılı ve güvenli bir traksiyon için kritiktir. Yanlış yerleşim başarısızlık riskini artırır ve komplikasyonlara yol açabilir.
Vakum kademeli olarak oluşturulur ve negatif basınç uygun düzeye ulaştığında traksiyon uygulanır. Traksiyon yalnızca kontraksiyonlarla eşzamanlı olarak ve annenin ıkınma eforu ile birlikte gerçekleştirilir. Çekme yönü pelvis eğrisine uygun şekilde ayarlanır. Kontraksiyon araları dinlenme dönemleri olarak değerlendirilir. Genellikle üç ila beş traksiyon denemesiyle doğum gerçekleşmelidir.
Başarısızlık Durumu ve Sınırlar
Vakum uygulamasında başarısızlık kriterleri belirlenmiştir ve bu sınırlara ulaşıldığında işlem sonlandırılmalıdır. Vakum kabının bebeğin başından üç kez veya daha fazla ayrılması pop-off işlemi durdurma endikasyonudur. Toplam uygulama süresinin yirmi dakikayı aşmaması önerilmektedir. Beş traksiyonda ilerleme sağlanamaması da başarısızlık olarak değerlendirilir.
Başarısızlık durumunda acil sezaryen uygulanması gerekebilir. Başarısız vakum sonrası forseps denemesi tartışmalıdır ve fetal travma riskini artırabileceğinden genellikle önerilmemektedir. Klinisyenin deneyimi, fetal durum ve klinik koşullar bu kararda belirleyicidir.
Anne ve Bebekte Olası Komplikasyonlar
Annede görülebilen komplikasyonlar arasında perineal yırtıklar, vajinal laserasyonlar ve nadiren servikal yırtıklar yer almaktadır. Üçüncü ve dördüncü derece perineal yırtık riski spontan vajinal doğuma göre hafifçe artmıştır. Postpartum kanama riski de göz önünde bulundurulmalıdır. Uzun vadede üriner inkontinans ve pelvik taban disfonksiyonu riski değerlendirilmeli ve hastalar bilgilendirilmelidir.
Bebekte en sık görülen komplikasyon sefalhematomdur yani kafatası periost altında kan birikmesidir. Bu durum genellikle kendiliğinden düzelir ancak geniş hematomlar sarılık riskini artırabilir. Subgaleal hemoraji nadir ancak ciddi bir komplikasyondur; galea aponeurozu altında yaygın kanama gelişir ve hemodinamik instabiliteye neden olabilir. İntrakranial kanama son derece nadir olmakla birlikte en ciddi komplikasyondur.
Retinal kanama vakum sonrası bebeklerde görülebilen bir bulgudur ve çoğunlukla asemptomatiktir. Cilt abrazyonları ve baş şeklinde geçici değişiklikler minör komplikasyonlar arasındadır. Uygun endikasyonlarda ve doğru teknikle uygulanan vakum doğumda ciddi komplikasyon oranı düşüktür ve prosedürün faydaları risklerini genellikle aşmaktadır.
Vakum doğum sonrasında annenin ve bebeğin yakın takibi doğum sonrası bakımın ayrılmaz bir parçasıdır. Annede postpartum kanama belirtileri ve perineal yara iyileşmesi izlenirken, bebekte kafa hematomlarının boyutu, sarılık düzeyleri ve beslenme durumu düzenli olarak değerlendirilmelidir. Doğum eylemiyle ilgili psikolojik sürecin de göz ardı edilmemesi ve anneye yeterli destek sağlanması bütüncül yaklaşımın önemli bir bileşenidir.